Ana içeriğe atla

Kayıtlar

5.DALGA FİLM...

Herkese merhabalar! Bu gün sizlere geçen hafta sonu gittiğim 5. Dalga'nın filmi hakkında ki düşüncelerimi paylaşacağım. Umarım seversiniz. Eğer kitabı hakkındaki düşüncelerimi okumak isterseniz aşağıya bırakacağım linkten ulaşabilirsiniz. konusundan daha önceki yazımdan bahsettiğim için burada tekrar bahsetmeyeceğim. Ama ufak bir açıklama, Dünya" Ötekiler"  ismi verilen bir grup tarafından istila ediliyor.   Şimdi yorumlamaya öncelikle karakterlerden başlamak istiyorum. Cassie' yi ilk gördüğümde "Ay bu kızımı bulmuşlar bula bula" dedim ama filmde o kadar gözüme batmadı. Asıl gözüme batan 3 şey oldu. 1.si kız nedense film boyunca o kadar koşuyor vesaire ama ne saçı ne makyajı ne de ojeleri bozulmuyor. Ben olsam ne saç kalırdı ne makyaj. 2. gözüme batan şey Evan ile olan garip yakınlaşma sahnesi. Kitapta bu kadar gözüme batmamıştı. Ama illaki romantizm Olsun diye uğraşmışlar. Kız orada kardeşi için hayatını tehlikeye atıyor. Ama aşk yaşamayı unutmuyor. Tab...

Kardeşim Benim

Merhaba! Bugün sizlere başrollerinde Aslı Enver, Murat Boz ve Burak Özçivit'in olduğu Kardeşim Benim isimli film hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım. Umarım seversiniz. Öncelikle biraz konudan bahsetmek istiyorum. Yıllardır küs olan kardeşler Hakan ve Ozan'ı babalarının ölümü bir araya getirir.Babaları vasiyetlerinde İzmir'deki bir düğüne gitmelerini ve orada çalmalarını ister. En başta bu fikir hiç hoşlarına gitmez ama sonradında babalarının arabasıyla yola çıkarlar. Zeynep onların karşısına çıkar ve hep birlikte eğlenceli ve bir o kadar da hüzünlü bir yolculuğa çıkarlar. Öncelikle ben filmi beğendim. Murat Boz ve Aslı Enver harikaydılar. Ama filmde Burak Özçivit'i pek sevemedim. Neden bilmiyorum ama bence çok antipatikti. Ama hikaye, senaryo ve görüntüler bence çok güzeldi. İzlemenizi tavsiye ederim.  Unarım yorumum kafanızda bir şeyler oluşturabilmiştir. Bu arada Aslı Enver ve Murat Boz'un çıkmaya başlamalarına tepkiniz ne oldu? Aşağı yazarsanız çok sevinirim. ...

Neredeyim? Neler Yapıyorum?

Selam!  Uzun zamandır buralarda değilim. Bunun sebepleri var. 1.si Teog. Aslında suçu sadece Teog'a atamam. Doğru söylemek gerekirse neredeyse hiç kitap okumuyorum. Reading slump falan değil! İçimden okumak gelmiyor. Ama şu sıralar kendimi biraz motive ediyor ve kitap okuyorum. Nisan sonuna kadar kendimi zorlamayacağım. Yazın nasıl olsa acısını çıkartırım. (ÇIKARAMADI) 2. Olarak yazacak hiçbir şey bulamıyorum. Ne film ne kitap ne şarkı. Hiçbir şey yazacak kafada değilim. Bu yazıda burada olmadığım süre boyunca neler yaptığımdan bahsedeyim biraz. Kardeşim Benim'e gittik arkadaşımla.. Onun yazısı da (umarım) yakında blogumda olacak. Kızıl Yükseliş'i okudum. Yakın zamanda onu da yazacağım. Sömestrın ilk haftası İstanbul'daydım. Orada bolca gezdim. Sonra 2. Hafta İzmir'e geldik. Ve ben okula gittim :( Sonra okul başladı ve eski tempoma geri dödüm. (Daha doğrusu yeni yeni moda girmeye başladım) Şu sıralar Sissoylu isimli kitabı okuyorum. Çok hoşuma gitti. İleriki zamanla...

Açlık Oyunları Alaycı Kuş Film/ anılars

Herkese yeniden merhabalar. Bugün sizlere dün izlediğim Açlık Oyunları serisinin son filmi Alaycı Kuş dan bahsedeceğim. Öncelikle bu serinin benim için öneminden bahsedeyim. Bu kitabın çevirmeni benim annem. Ve bu seriyi ilk çevirmeye başladığında ben 6-7 yaşındaydım. Resmen beraber büyüdük. O yaşlarımdan itibaren hayatımda hep Katniss vardı. Hep o seriyi okumak istedim. Gerek standlarda konuşulması (kitap fuarında) gerekse annemin uğurum diye bahsetmesi beni özellikle kitaba itti. Sonunda okumaya başladığım gün gerçekten büyüdüğümü hissettim. Ve okuduğum aslında ilk tam anlamıyla "romandı". Serinin son kitabında bitirmek istemediğimi hatırlıyorum. (Bi aralar sırf Katniss'e özendiğim için ok dersi almak istedim. Bir gün mutlaka öğreneceğim)Annemin Açlık Oyunları'nın çevirmeni olması demek senin de "Aa bu kız Açlık Oyunları'nı çevirmeninin kızı!" diye anılman demekti. İnanın bundan aşırı derecede zevk alıyorum. (Artık bazıları "kuzu" diyor ama n...

Üç /Kitap Denemesi

Selam dostlarım; Uzuuun upuzun bir aradan sonra yine sizlerleyim. Bu sürenşn bu kadar uzamasının nedenlerine geçeyim isterseniz. Öncelikli nedenim Teog:( Bu sene Teog yılım bu nedenle ne instagramda ne de burada pek aktif olamıyorum. 2. Nedenim ise iki aydır şimdi bahsedeceğim Üç isimli kitabı bitirmeye çalışmam. Neyse daha bir sürü bahane var. Sizi sıkmak istemiyorum. O yüzden konumuza geri dönelim. Umarım yazıyı beğenirsiniz. Öncelikle biraz kitabın dış görüntüsünden bahsedeyim. Kitabın kapağı dumanlı efekti verilmiş. Sayfaların kenarları da siyah. Simsiyah bir kitap. Bu kapağı ne kadar beğendiysem de bu dumanlı efekti verilirken kitabın kaplaması biraz kötü olmuş. Okurken çok kadifemsi geliyor ama üzerinde  parmak izi bırakıyor. Tek handikap bu. Yani en azından birazdan sıkıntılı yerleri anlatırken bu az gelecek. Kitapta çok hata yoktu öncelikle benim gözüme çarpan. Ufak tefek yazım yanlışları vardı sadece. Kitabı 2 aydır okumama rağmen kitap bitmedi hala. 100 sayfa kadar var...

Ziyaret Film...

Merhaba!  Uzun zamandır yazamadım biliyorsunuz. Ama mazeretim var XD Çünkü TEOG' a hazırlanıyorum. Ve nerdeyse 1 aydır aynı kitabı bitiremedim. Ama bu arada Ziyaret adında bir filme gittim. Öncelikle bu filmin korku-komedi olduğunu söylemeliyim. Ama komedi dediğim asla Korkunç Bir Film serisi gibi değil. Onlarda korkmuyorsunuz .Bu filmde de korkmuyorsunuz ama geriliyorsunuz. Biraz konudan bahsedeyim... Ziyaret, iki küçük kardeşin uzak bir çiftlikte yaşayan büyükanne ve büyükbabasının yanına bir haftalığına ziyarete gitmelerinin öyküsünü işliyor. Çocuklar çiftlik evine vardıklarında, büyüklerin son derece rahatsız edici bir olaya dahil olduklarını fark ederler; eve geri dönmeyi istedikleri anda ise kaçma şansları kalmamıştır... Şimdi gelelim benim görüşlerime.  Ne kadar beni rahatsız etmese de film küçük kızın kamerasında. Yani yabancı youtuberların çektikleri gibi. Kamera bazen kızın elinde bazen ise tripotta. Ve bu özellikle araba tutan kişilerdenseniz biraz rahats...

Serseri..

Uzun bir aradan sonra herkese tekrardan merhaba. Bugün sizlere okuyup bitirdiğim  Dönüşüm serisinin birinci kitabı Serseri'den bahsedeceğim. Öncelikle bu seri hakkında söylemek istediğim ilk şey kapaklarının kötü olduğu. Genel olarak modellerin kapaklarda olması hoşuma gitmiyor. Çünkü hep bir oynama ve abartı oluyor. Bunları söyledikten sonra kitap yorumuma geçebiliriz. Kitap kesinlikle fantastik. Ama yazar bu fantastik romanı biraz yeni yetişkin tarzında yazmaya çalışmış. Sürekli hep bunu arzuluyor, öbürünü istiyor. Ama bir zaman sonra çok gözüme batmadı.  Konu Faythe isimli yirmili yaşlarında bir kız var. Ve bu kız ailesi gibi kediye dönüşebiliyor. Babası Gurur adı verilen bir sürünün başında ve kızının ileride başa geçmesini istiyor. Ama Faythe bu kadar ilgiden bıktığı için kaçıyor. Ve normal bir hayat sürmeye çalışıyor. Ta ki 5 yıl sonra bir serseri onun peşine düşene kadar. Serseri de gurur sürüsünden olmayanlara deniyor. Ve Faythe babasının evine dönmek zorunda kalıyor s...