Ana içeriğe atla

Üç /Kitap Denemesi

Selam dostlarım;
Uzuuun upuzun bir aradan sonra yine sizlerleyim. Bu sürenşn bu kadar uzamasının nedenlerine geçeyim isterseniz.
Öncelikli nedenim Teog:( Bu sene Teog yılım bu nedenle ne instagramda ne de burada pek aktif olamıyorum. 2. Nedenim ise iki aydır şimdi bahsedeceğim Üç isimli kitabı bitirmeye çalışmam. Neyse daha bir sürü bahane var. Sizi sıkmak istemiyorum. O yüzden konumuza geri dönelim. Umarım yazıyı beğenirsiniz.
Öncelikle biraz kitabın dış görüntüsünden bahsedeyim. Kitabın kapağı dumanlı efekti verilmiş. Sayfaların kenarları da siyah. Simsiyah bir kitap. Bu kapağı ne kadar beğendiysem de bu dumanlı efekti verilirken kitabın kaplaması biraz kötü olmuş. Okurken çok kadifemsi geliyor ama üzerinde  parmak izi bırakıyor. Tek handikap bu. Yani en azından birazdan sıkıntılı yerleri anlatırken bu az gelecek. Kitapta çok hata yoktu öncelikle benim gözüme çarpan. Ufak tefek yazım yanlışları vardı sadece. Kitabı 2 aydır okumama rağmen kitap bitmedi hala. 100 sayfa kadar var,. Ama kitaptan bıkmıştım. Ayrıca zevk almak için yaptığım bu aktivite bir nevi işkence oldu. Okulda elimde bu kitabı görenler çok güzel kitap, vesaire dediler fakat ben neyi bu kadar sevdiler anlamadım. Bence kitap hiçbir yere varmadı. Konudan bahsedeyim biraz...
4 ayrı kitada 4 ayrı kaza oluyor ve bu kazadan sadece 3 kişi kurtulabiliyor daha doğrusu üç çocuk. Kimileri bu çocuklara cin diyor kimileri onlara çok iyi davranıyor. Kitap genel olarak biraz belgesel gibi. Çocuklara bakan kişilerin iç dünyalarını falan öğreniyorsunuz. Bu kitabı bu kadar sevmememin bir sebebi çok karamsar. Yani dürekli o içiyor sonra diğerine kötü bir şey oluyor.Kitapta genel olarak düşündüğümde mutlu olabileceğimiz hiçbir şey yok. Bence. Yani evet çok köyü bir kitap değil. Eminim bir çoğunuz bu kitabı çok sevmiştir. Bir ara tekrar okumaya başlayacağım ama herlade çok yakın bir zamanda değil. şimdilik puanım 2,5

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

FI / ILK BOLUM YORUMU (KLİŞE OLMAYACAK GALİBA:)

SELAM; Bugün Ay Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde Ozan Güven, Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur, Berrak Tüzünataç ve Büşra Develi'nin bulunduğu, Türkiye'nin ilk online dizisi Fi'nin ilk bölümüyle ilgili düşüncelerimi paylaşacağım sizlerle.        Öncelikle dizinin yabancı diziler gibi 50-60 dakika olduğunu duyunca çok sevinmiştim çünkü Türk dizilerinin klişe olması kadar bence en büyük sıkıntısı çook uzun olmaları. Dizinin kitabını okumadım ama karakterlerin tip olarak çok uygun olduğunu düşünüyorum. Ben özellikle Ozan Güven'in oyunculuğuna hayran kaldım ilk bölümde.    Mekanları, köstümleri ve senaryosu gerçekten çok başarılı. Gelelim dizideki favorime. Aslında favorilerim desem daha doğru olur: Bilge (Büşra Develi) ve Özge (Berrak Tüzünataç). Öncelikle karakterlerin kişiliğini çok beğendim, e zaten oyuncuları da sevince hayran kalmamak çok mümkün değildi.   Zaten bir kitabın üstüne dizi yaptıkları için -zaten her bö...

5. DALGA...

1.DALGA; DÜNYA KARANLIĞA GÖMÜLDÜ 2.DALGA; SADECE ŞANSLI OLANLAR KURTULDU 3.DALGA; SADECE  ŞANSSIZ  OLANLAR HAYATTA KALDI 4.DALGA; TEK BİR KURAL GEÇERLİYDİ: KİMSEYE GÜVENME 5.DALGA; ARTIK KİMSE NE OLACAĞINI BİLMİYOR Merhaba dostlarım; Bugün konuşacağımız kitap 5. Dalga. Yukarıdaki tanımda da gördüğünüz gibi kitapta olan olaylar kim oldukları tam olarak belli olmayan bilinmeyen büyük bir ordunun 1. Dalga' yı gerçekleştirmesi ve sonrasında olan olaylar. Baş karakterimizin adı Cassie. Annesini daha önce gerçekleşmiş bir Dalga'da kaybetmiş. Erkek kardeşi ve babasıyla bu felaketten kaçarken yaşadıklarının yanı sıra eskiden hoşlandığı çocuğun ağzından da dinleme fırsatı buluyoruz. Tam Cassie artık ölmekten başka çaresi kalmadığını kabul etmişken Evan Walker isimli cazibeli bir genç çocukla tanışır. Evan onun son şansıdır. Kitabın yan kapaklarından birinde yazan bir cümle beni bu kitaba daha heyecanla bakmamı sağlamıştı. UĞRUNA YAŞADIĞIMIZ HER ŞEYİ YOK ETTİLER. ŞİMDİ DE UĞR...

Sanırım Geri Dönebildim :)

Merhaba!    Çoooooooook uzun bir aradan sonra bilgisayarımın başına oturup size yeni bir yazı yazıyorum. Bloga yazmadığım süre zarfında hayatımın %90'ını okulda geçirdim. Neredeyse -kabul ediyorum- hiç kitap okumadım ya da kendime bir şeyler katmadım. Genelde sabah 6.20'de kalkıp okula gittim, eve döndüm ve video izledim. Ve çok az ders çalıştım :))    Acayip gaza getirdim kendimi. Artık gerçekten ayıp oluyor siz tatlı arkadaşlarıma. Benimle bu yola çıkan, bana güvenen Unicorn'larıma.    Sanırım artık geri dönebildim. Yakın zamanda yeni kitap yorumlarım, arkadaş sohbetlerim ve en önemlisi YouTube videolarımla sizlerleyim. SİZİ ÇOK SEVİYOR, ÇOOK ÖPÜYORUM.                     TAKİPTE KALIN! UNICORN NOT: YOUTUBE:AYŞE SELİN YANAR             INSTAGRAM: UNICORNOFBOOKSS      ...