Ana içeriğe atla

Safir Mavi

Merhaba dostlarım;
Bugün sizlere Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisinin ikinci kitabı Safir Mavi'den bahsedeceğim. Öncelikle bu kitap almancadan türkçeye çevrilmiş. Yazarın yeni kitabı Silber de aynı şekilde. Bu beni sevindirdi çünkü öbür türlü kitapların içeriği değişiyor. Yani daha doğrusu içindeki büyü kitap çevrildikçe biraz azalıyor. Yani ingilizce ve sonrasında türkçeye çevrilseydi çeviri sıkıntıları olabilirdi. Ve eğer şuanda bu yazıyı okuyorsanız spoiler yeme şansınız çok yüksek. Öncelikle konudan bahsedeyim. 
Gwendolyn isimli bir genç kız zaman içinde yolculuk yapabilmektedir. Ama bunu annesinin sakladığı bir sır yüzünden çok geç öğrenmiştir. Ve gerekli olan eğitimleri o değil kuzeni Charlotta almıştır. Gwendolyn'e hiç bilgi verilmemektedir. Çünkü kitapta olan bazı olaylar yüzünden Gwendolyn'e olan güven azalmıştır. Gwendolyn bir de yine yolculuk yapabilrn yakışıklı Gideon'a aşık olunca işler iyice sarpa sarar. Gideln ona birşeyler hissediyormuş gibi yapıp başkalarının yanında ona soğuk davranır. Gwendolyn buna anlam veremez.
Benim yorumuma gelirsek... Genelde bloggerlar bu kitap hakkında konuşurlken bu ergen aşk olaylarından sıkıldığını yazmış ama bence güzel. Çünkü gerçek hissettirdi.Yani beni eğlendirdi. Uzun gibi görünen bir kitap olmasına rağmen iki günde bitebilecek bir kitaptı. Çok keyifle okudum.Ayrıca ilk kitabını ciltsiz baskı zamanında okumam rağmen ilk on sayfada yazar beni hikayenin içine almayı başardı Ama tabiki önerim ilk kitaptan başlamanız. Bu kitap bence tam yazlık ya da reading slump geçirmek üzere yaratılmıştı. O yüzden mutlaka okuyun derim. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim kapaklar çok güzel. Kitap pegasus yayınlarının bir kitabıdır.
                     Takipte Kalın! unicorn

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sanırım Geri Dönebildim :)

Merhaba!    Çoooooooook uzun bir aradan sonra bilgisayarımın başına oturup size yeni bir yazı yazıyorum. Bloga yazmadığım süre zarfında hayatımın %90'ını okulda geçirdim. Neredeyse -kabul ediyorum- hiç kitap okumadım ya da kendime bir şeyler katmadım. Genelde sabah 6.20'de kalkıp okula gittim, eve döndüm ve video izledim. Ve çok az ders çalıştım :))    Acayip gaza getirdim kendimi. Artık gerçekten ayıp oluyor siz tatlı arkadaşlarıma. Benimle bu yola çıkan, bana güvenen Unicorn'larıma.    Sanırım artık geri dönebildim. Yakın zamanda yeni kitap yorumlarım, arkadaş sohbetlerim ve en önemlisi YouTube videolarımla sizlerleyim. SİZİ ÇOK SEVİYOR, ÇOOK ÖPÜYORUM.                     TAKİPTE KALIN! UNICORN NOT: YOUTUBE:AYŞE SELİN YANAR             INSTAGRAM: UNICORNOFBOOKSS      ...

FI / ILK BOLUM YORUMU (KLİŞE OLMAYACAK GALİBA:)

SELAM; Bugün Ay Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde Ozan Güven, Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur, Berrak Tüzünataç ve Büşra Develi'nin bulunduğu, Türkiye'nin ilk online dizisi Fi'nin ilk bölümüyle ilgili düşüncelerimi paylaşacağım sizlerle.        Öncelikle dizinin yabancı diziler gibi 50-60 dakika olduğunu duyunca çok sevinmiştim çünkü Türk dizilerinin klişe olması kadar bence en büyük sıkıntısı çook uzun olmaları. Dizinin kitabını okumadım ama karakterlerin tip olarak çok uygun olduğunu düşünüyorum. Ben özellikle Ozan Güven'in oyunculuğuna hayran kaldım ilk bölümde.    Mekanları, köstümleri ve senaryosu gerçekten çok başarılı. Gelelim dizideki favorime. Aslında favorilerim desem daha doğru olur: Bilge (Büşra Develi) ve Özge (Berrak Tüzünataç). Öncelikle karakterlerin kişiliğini çok beğendim, e zaten oyuncuları da sevince hayran kalmamak çok mümkün değildi.   Zaten bir kitabın üstüne dizi yaptıkları için -zaten her bö...

Terörü Lanetliyoruz

Bugüne kadar blogtan bu konu hakkında hiç yorum yapmadım. Herkes gibi instagram aracılığıyla sesimi duyurmaya çalıştım. Orada can verenlerin duyulmayan haykırışlarını sizlere duyurmaya çalıştım. Sanırım herkes bunu yapmaya çalışıyor. Benim ailemin büyük kısmı İstanbul'da yaşıyor. Hatta İstiklal'de patlama olduğu gün benim deneme sınavım vardı. Gözetmen bunu bize söylediğinde yaşadığım korkuyu bir daha yaşamayacağımı umuyorum. Hatta o patlamadan sonra bir süre karanlıktan, yalnızlıktan, fazla kalabalık mekanlardan korktum. Sessizlikten korktum... Göztepe'deki matematik dersimin çıkışında -20 Mart tarihinde- annemle kalabalık olmayan yollardan korkuyla eve dönmeye çalıştığımızı hatırlıyorum mesela. Yürek çarpıntımı... Ben buradan yazı paylaşmışım paylaşmamışım mühim değil. Mühim olan sadece orada bulunduğu için canından olan şehitlerimiz, ve sadece orada bulunduğu için korku yaşayan büyüklerim, yaşıtlarım ve miniklerim. Korkunun ecele faydası yok, olacağı varsa oluyor... Oluy...