Ana içeriğe atla

TELEPATİ...

SELAM DOSTLARI;
Telepati bitti. Tam 1 haftada bitirdim . Ve bu kadar kısa sürede bitirebilmemin sebebi okulun 3 gün üst üste tatil olmasıydı. Kitapta bazı sayfaları 3-4 defa okumam gerekti. Çünkü bazen farklı terim ve deyişler kullanmış yazar. Mesela aynı paragraf içinde her iki karakterin başından geçenleri anlatmış. Ama kitabın konusu nedeniyle keyifle okudum. Böyle hikayeler çoğu zaman hep ilgimi çeker. Ne zamandır arkadaşlarımın elinde görüp nasıl okumadım kendime şaştım doğrusu. Hala etkisindeyken kitap hakkında bir şeyler yazmak istedim. Hemen kitabı anlatayım.
    Jenna ve Alex isimlerinde iki genç yıllardır sadece kendilerinin fark ettiği şekilde beyinlerinin içinde sohbet edebilmektedir. En başta bayılarak yaptıkları bu konuşmalar sonucu her ikisinin ailesini de çok endişelenmektedir. Ve bu bayılmalar her ikisininde üzerinde çalıştıkları sporlarda da tehlike yaratmaktadır. Bir gün Alex bir delilik yapıp Jenna'nın yaşadığı ülkeye gider. Ama buluşmaya sözleştikleri yerde ikisi de bulunmalarına rağmen birbirlerini göremezler. Bunun tek bir açıklaması vardır . İkisi de delirmiştir. Ama Alex buna inanamaz ve en yakın arkadaşı Marco'yu arayarak olanları anlatır. Aslında Marco' nun çok uzun zamandır üstünde çalıştığı bu durum aslında Alex'in anlattıklarıyla kesinliğe kavuşmuştur. ÇOKLU EVREN SİSTEMİ. Aslında Alex'in yaşadığı evrende Jenna ölmüştür ve Jenna'nın yaşadığı evrende de Alex bambaşka biridir. Ve onları bira araya getirecek şey aşkları olacaktır. Daha fazla anlatırsam olayları fazlaca anlatmış olacağım. Önerim gidip kitabı okumanız. Ama elinizi çabuk tutun. Daha fazla şey kaçırmayın derim.Kitap 351sayfa ve Pegasus yayınlarının kitabı...
                                                                                         TAKİPTE KALIN! UNİCORN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sanırım Geri Dönebildim :)

Merhaba!    Çoooooooook uzun bir aradan sonra bilgisayarımın başına oturup size yeni bir yazı yazıyorum. Bloga yazmadığım süre zarfında hayatımın %90'ını okulda geçirdim. Neredeyse -kabul ediyorum- hiç kitap okumadım ya da kendime bir şeyler katmadım. Genelde sabah 6.20'de kalkıp okula gittim, eve döndüm ve video izledim. Ve çok az ders çalıştım :))    Acayip gaza getirdim kendimi. Artık gerçekten ayıp oluyor siz tatlı arkadaşlarıma. Benimle bu yola çıkan, bana güvenen Unicorn'larıma.    Sanırım artık geri dönebildim. Yakın zamanda yeni kitap yorumlarım, arkadaş sohbetlerim ve en önemlisi YouTube videolarımla sizlerleyim. SİZİ ÇOK SEVİYOR, ÇOOK ÖPÜYORUM.                     TAKİPTE KALIN! UNICORN NOT: YOUTUBE:AYŞE SELİN YANAR             INSTAGRAM: UNICORNOFBOOKSS      ...

FI / ILK BOLUM YORUMU (KLİŞE OLMAYACAK GALİBA:)

SELAM; Bugün Ay Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde Ozan Güven, Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur, Berrak Tüzünataç ve Büşra Develi'nin bulunduğu, Türkiye'nin ilk online dizisi Fi'nin ilk bölümüyle ilgili düşüncelerimi paylaşacağım sizlerle.        Öncelikle dizinin yabancı diziler gibi 50-60 dakika olduğunu duyunca çok sevinmiştim çünkü Türk dizilerinin klişe olması kadar bence en büyük sıkıntısı çook uzun olmaları. Dizinin kitabını okumadım ama karakterlerin tip olarak çok uygun olduğunu düşünüyorum. Ben özellikle Ozan Güven'in oyunculuğuna hayran kaldım ilk bölümde.    Mekanları, köstümleri ve senaryosu gerçekten çok başarılı. Gelelim dizideki favorime. Aslında favorilerim desem daha doğru olur: Bilge (Büşra Develi) ve Özge (Berrak Tüzünataç). Öncelikle karakterlerin kişiliğini çok beğendim, e zaten oyuncuları da sevince hayran kalmamak çok mümkün değildi.   Zaten bir kitabın üstüne dizi yaptıkları için -zaten her bö...

Terörü Lanetliyoruz

Bugüne kadar blogtan bu konu hakkında hiç yorum yapmadım. Herkes gibi instagram aracılığıyla sesimi duyurmaya çalıştım. Orada can verenlerin duyulmayan haykırışlarını sizlere duyurmaya çalıştım. Sanırım herkes bunu yapmaya çalışıyor. Benim ailemin büyük kısmı İstanbul'da yaşıyor. Hatta İstiklal'de patlama olduğu gün benim deneme sınavım vardı. Gözetmen bunu bize söylediğinde yaşadığım korkuyu bir daha yaşamayacağımı umuyorum. Hatta o patlamadan sonra bir süre karanlıktan, yalnızlıktan, fazla kalabalık mekanlardan korktum. Sessizlikten korktum... Göztepe'deki matematik dersimin çıkışında -20 Mart tarihinde- annemle kalabalık olmayan yollardan korkuyla eve dönmeye çalıştığımızı hatırlıyorum mesela. Yürek çarpıntımı... Ben buradan yazı paylaşmışım paylaşmamışım mühim değil. Mühim olan sadece orada bulunduğu için canından olan şehitlerimiz, ve sadece orada bulunduğu için korku yaşayan büyüklerim, yaşıtlarım ve miniklerim. Korkunun ecele faydası yok, olacağı varsa oluyor... Oluy...