Ana içeriğe atla

GECE YOLU...

Kristin Hannah'ın şu ana kadar okumaya tek vaktimin olduğu kitabı.Kitabı elime ilk aldığımda "Ben bu kafam kadar kitabı nasıl okuyacağım?" diye düşünmedim değil. Kitabı elinize ilk aldığınızda bunu düşünebilirsiniz. Kitap çok fazla duygusallık içeriyor. Bu yüzden ağlamaya müsait iseniz bu kitaptan uzak durun. Ama eğer benim gibiyseniz yani aslında kitabın size bu karmaşık duyguları yaşatmasında bir problem görmüyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Ben kitabı 2 günde bitirdim. Bu bir rekor çünkü benim bu kadar uzun bir kitabi değil 2 gün 2 haftada bitirmem bir mucize olurdu doğrusu...
Kristin Hannah genel olarak böyle acıklı hikayeler yazıyor bildiğim kadarıyla bir sürü yeni kitabı çıktı ve ben hepsini aldım. Hepsi okunacaklar listemde... Hemen kitaptan bahsetmeye başlayalım. Lexi adındaki bir genç kız yeni okulunda edindiği arkadaşı Mia ile sıkı dost olmuştur. Ama kader onları başka yerlere sürükleyip Lexi'nin karşısına Mia'nın ağabeyini çıkaracak ve onların birbiriyle yakınlaşmasını sağlayacaktır. Tam herkes bu olanları kabullenmişken bir gece yarısı yaşanan felaket sonucu yine darmaduman olacaklardır. Bu kitap hem dostluğu, hem kardeşliği , hem de anneliği bir çatı altında buluşturuyor ve en en en önemlisi affetmeyi ve onun gücünü anlatıyor. Kitap 495 sayfadır. Alın ve okuyun. İnanın bana pişman olmayacak hatta bunu bugüne kadar nasıl keşfetmedim diye kendinize söveceksiniz. Lütfen kitabı okuduğunuzda beğenip beğenmediğinizi bana yazın. Daha çok aktif olduğum instagram adresim "unicornofbookss" dan takip etmeyi unutmayın...

                                                                                                             TAKİPTE KALIN!
                                                                                                                                                             UNİCORN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sanırım Geri Dönebildim :)

Merhaba!    Çoooooooook uzun bir aradan sonra bilgisayarımın başına oturup size yeni bir yazı yazıyorum. Bloga yazmadığım süre zarfında hayatımın %90'ını okulda geçirdim. Neredeyse -kabul ediyorum- hiç kitap okumadım ya da kendime bir şeyler katmadım. Genelde sabah 6.20'de kalkıp okula gittim, eve döndüm ve video izledim. Ve çok az ders çalıştım :))    Acayip gaza getirdim kendimi. Artık gerçekten ayıp oluyor siz tatlı arkadaşlarıma. Benimle bu yola çıkan, bana güvenen Unicorn'larıma.    Sanırım artık geri dönebildim. Yakın zamanda yeni kitap yorumlarım, arkadaş sohbetlerim ve en önemlisi YouTube videolarımla sizlerleyim. SİZİ ÇOK SEVİYOR, ÇOOK ÖPÜYORUM.                     TAKİPTE KALIN! UNICORN NOT: YOUTUBE:AYŞE SELİN YANAR             INSTAGRAM: UNICORNOFBOOKSS      ...

FI / ILK BOLUM YORUMU (KLİŞE OLMAYACAK GALİBA:)

SELAM; Bugün Ay Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde Ozan Güven, Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur, Berrak Tüzünataç ve Büşra Develi'nin bulunduğu, Türkiye'nin ilk online dizisi Fi'nin ilk bölümüyle ilgili düşüncelerimi paylaşacağım sizlerle.        Öncelikle dizinin yabancı diziler gibi 50-60 dakika olduğunu duyunca çok sevinmiştim çünkü Türk dizilerinin klişe olması kadar bence en büyük sıkıntısı çook uzun olmaları. Dizinin kitabını okumadım ama karakterlerin tip olarak çok uygun olduğunu düşünüyorum. Ben özellikle Ozan Güven'in oyunculuğuna hayran kaldım ilk bölümde.    Mekanları, köstümleri ve senaryosu gerçekten çok başarılı. Gelelim dizideki favorime. Aslında favorilerim desem daha doğru olur: Bilge (Büşra Develi) ve Özge (Berrak Tüzünataç). Öncelikle karakterlerin kişiliğini çok beğendim, e zaten oyuncuları da sevince hayran kalmamak çok mümkün değildi.   Zaten bir kitabın üstüne dizi yaptıkları için -zaten her bö...

Terörü Lanetliyoruz

Bugüne kadar blogtan bu konu hakkında hiç yorum yapmadım. Herkes gibi instagram aracılığıyla sesimi duyurmaya çalıştım. Orada can verenlerin duyulmayan haykırışlarını sizlere duyurmaya çalıştım. Sanırım herkes bunu yapmaya çalışıyor. Benim ailemin büyük kısmı İstanbul'da yaşıyor. Hatta İstiklal'de patlama olduğu gün benim deneme sınavım vardı. Gözetmen bunu bize söylediğinde yaşadığım korkuyu bir daha yaşamayacağımı umuyorum. Hatta o patlamadan sonra bir süre karanlıktan, yalnızlıktan, fazla kalabalık mekanlardan korktum. Sessizlikten korktum... Göztepe'deki matematik dersimin çıkışında -20 Mart tarihinde- annemle kalabalık olmayan yollardan korkuyla eve dönmeye çalıştığımızı hatırlıyorum mesela. Yürek çarpıntımı... Ben buradan yazı paylaşmışım paylaşmamışım mühim değil. Mühim olan sadece orada bulunduğu için canından olan şehitlerimiz, ve sadece orada bulunduğu için korku yaşayan büyüklerim, yaşıtlarım ve miniklerim. Korkunun ecele faydası yok, olacağı varsa oluyor... Oluy...