Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Tut Elimi...

Selam dostlarım; Bunu söylemeyi ne kadar özledim anlatamam. Bugün sizlere Tut Elimi isimli kitabı inceleyip, yorumlarımı aktaracağım o yüzden sakın bir yere ayrılmayın. Emma adındaki kız acı çekmeye ve görünmez olmaya alışkındır. Arkadaşı Sarah onu hayata geri kazandırmaya çalışsada bir türlü başarılı olamaz. Emma (spoiler değil.) yengesinden şiddet görmektedir. Yıllar önce babası ölmüş ve anneside onu terk etmiştir. Emma anlayacağınız üniversiteye kadar bu vahşetin içinde kapalı kalmak zorundadır. Ta ki o gelene kadar... Evan. Aslında kitap hakkında düşüncelerim çok net değil. Arkadaşlarım kitabı çok beğenmişti. Ben de beğendim. Ama kitapta bazen gerçekten Emma'nın acı çekmesinden gerçekten sıkıldığım anlar olmuştu ve Evan'a bir türlü duygularını açıklamamasından nefret ettim. Ve asıl beğenmediğim şey kapak. Çünkü kapakla kitaptaki hiçbir kızın alakası yok. Yani böyle ufak tefek sorunlar var. Seriyi mutlaka bitireceğim. Çünkü kitabın sonu beni hayretler içinde bıraktı. Puanım ...

Medcezir...

Selam; Uzun zamandır yazı yazamıyorum. Ama an itibariyle yaz tatiline girmiş bulunuyor bizim okul. Peki sizce bu ne demek??? DAHA ÇOK YAZI!!! Tabii ki yine de ders çalışmalıyım.... Neyse... 12 Haziran'da final yapacak olan türk dizisi Medcezir' den bahsetmek istiyorum bu gün. Ama öncelikle dizi hakkında size bilgi vermeliyim. Bu dizi amerikan yapımı The O.C. dizisinden alıntı. Yani türk hikayesi değil. Bu dizi gerek oyuncularıyla , gerek hikayesiyle gerekse mekan, kıyafet ve makyajlarıyla çok ilgi çekti. Açıkçası kıyafet ve makyajlar ilgimi çekiyordu. Ay Yapım gerçekten aşmıştı. Dizinin oyuncu kadrosunda Serenay Sarıkaya, Çağatay Ulusoy, Tamer Ölmez, Hazar Ergüçlü ve Barış Falay bulunuyor. Şimdi biraz konusundan bahsedelim... Tozludere isimli bir mahalleden gelen Yaman zengin ve lüks bir hayatın içinde bulur kendini. Hırçındır. Ama onun kadar da hırçın olan bir kız vardır. Mira. Dizi bu ikilinin aşkını ve etraflarındaki insanların hayatlarını konu alıyor. Tabii ki acı ...

Tek İsim Tek Kader...

Selam dostlarım; Yeni bitirmiş olduğum Tek İsim Tek Kader isimli kitap ile ilgili düşünce ve önerilerimi paylaşacağım sizlerle. Umarım keyifle okursunuz... Bildiğiniz üzere ben bu kitaba Ölüm Oyunu'ndan sonra biraz kafa dağıtmak üzere başlamıştım. Ama  ama ama.. Kitap benim beklentilerimin çok altındaydı. Ve artık bir şeyi kabul etmem gerekiyor. Ben iki yazarlı kitapları okumakta gerçekten kötüyüm. İnsanlar hikayeyi farklı bir şekilde kafalarında oluşturup başkalarıyla birleştirince biraz sıkmaya ve soğutmaya başlıyor. Sıkıntı John Green'de mi bilmiyorum. Çünkü İlk Aşk isimli kitabını da beğenmemiştim. Kitap evet konu olarak hoş. Biraz fazla küfürlü. Ama eşcinseliğe dikkat çekiyor. Ama bu kitabı tek bir yazar yazsaydı daha çok severdim. Ama eğer kolay okuyayım ve beni yormasın diyorsanız bence okuyabilirsiniz. Ama John Green kendini toparlasa iyi olur. Yoksa artık kitaplarını okumayacağım. Çünkü harbi eskiden daha çok beğeniyordum. Not: Bu yazıyı İpad'den yazıyorum o yüzden...

ÖLÜM OYUNU...

Selam dostlarım; Daha yeni bitirdiğim Ölüm Oyunu adlı kitap hakkında hissettiklerimi ve konusunu anlatacağım. Umarım keyifle okursunuz... Öncelikle yazarın ismi sizi şaşırtmasın kitap ingilizce'de yazılmış. Yani Japonca değil:) Ve kitabı elinize aldığınızda "Ben bunu nasıl bitireceğim?" diye kendinizi yormayın. İlk bölümlerde konu ağır ilerliyor. Ama sonra bir bakıyorsunuz yarısını bitirmişsiniz. Bu kitap uzun süredir elimdeydi. Canına okudum kitabın. Çantada dolaşa dolaşa bir hal oldu... ve bu kitabı uzun zamandır okuduğum için şimdi ondan ayrılma fikri bir tuhaf geliyor:((( Hemen konusundan bahsedeyim. 21 kız ve 21 erkek öğrenciyi bir adaya kapatıyorlar. Ve sadece tek bir insan hayatta kalana dek orada tutuyorlar. İşin kötüsü sınıf arkadaşları birbirini öldürüyor. Ve bu gerçekten can sıkıcı bir durum. Bazı bölümlerde gözlerim doldu. Bu kitabın bir de filmi varmış. Ama arkadaşımın dediğine göre film tam bir hayal kırıklığıymış. Ama ben yine de seyredecek ve düşüncele...

DISCONNECT...

Selam dostlarım; Bu aralar çalışkanım. Ama yaz aylarına girdikçe daha çok yazı yazacağım. Bugün beni çok etkileyen bir filmi sizlerle paylaşacağım. Disconnect. Yani Sanal Hayatlar. Annem bu filmi bana geçen sene seyrettirdi. Eğer siz de benim gibi sosyal medya takipçisi iseniz izlemenizi önerebileceğim bir film. Filmde bambaşka insanların internet yüzünden başına gelen kötü olayları konu alıyor. Yani kısaca film sosyal medyada çok dikkatli olmamız için bizi uyarıyor. Tanımadığınız ve güvenilir olmayan insanlarla hayatınızdaki olayları paylaşmamamız, kime ne fotoğraf attığımıza dikkat etmemiz vb. gibi olaylarda dikkatimizi çekmeye çalışıyor. Bu filmi izleyip hiçbir şey anlamayan insanlar olmadığı gibi (daha doğrusu izleyip "ee yani" diyen insanlar) bu filmi gerçekten dikkate alarak daha dikkatli olan insanlarda tanıyorum. İnternet gerçekten tehlikeli. Ve ben bu kadar tehlikeli olabileceğini bu filmi izleyene kadar bilmiyordum. O yüzden izlemenizi ve örnek olmanızı öneririm. F...

Arkadaşlarımla Sohbet #2

Selam dostlarım; Bu gün ikincisini yazmakta olduğum Arkadaşlarımla Sohbet yazıma hoş geldiniz. Bu sohbet filmlerle ilgili olacak... Aynı arkadaşlarımla konuştum. Bir arkadaşım daha katıldı. Unicorn:En sevdiğiniz film karakteri? Devekuşu: Jack Sparrow Aruno: R.(Warm Bodies) ya da Bella (Alacakaranlık) Flower:Katniss(anladığım kadarıyla:)) Bad Girl: Akkie( İyi Çocuklar Ağlamaz) Arada abuk subuk bir konuşma geçti... Unicorn:En son hangi filmi seyrettiniz? Flower:Ben en son Yarının Sınırında'yı izledim- dedi ve bir saat filmi anlattı- Bad Girl: Ben Fight Club'ı izledim. Aruno: Benim en son izlediğim film Disconnect (yazısını yazacağım ama çok güzel bir film) Devekuşu: Ben en son Avengers'ın yeni filmini izledim.(birinci filme göre sönükmüş. Beğenmemiş) Ve konu Grinin Elli Tonu'nun dedikodusunu yaptık. Ne alaka bilmiyorum. Unicorn: En sevdiğiniz oyuncu? Bad Girl: Dylan... Aruno:Kristin Stewart... Devekuşu:Ian Somerhalder.. Unicorn:İzlerken en sıkı...

Saksı Olmanın Faydaları Film-Kitap...

Selam dostlarım; Saksı Olmanın Faydaları adlı kitabı bitirdiğimi beni İnstagram'dan takip ediyorsanız biliyorsunuzdur. Hem konusundan bahsedeceğim hem de film ve kitabı karşılaştıracağım hadi başlayalım... Öncelikle konudan bahsedeyim... Charlie isimli genç lise başlamaktadır. Ama o güne kadar başına kötü olaylar gelmiştir.. Ve bir süre hastanede yatmıştır. Her şeye çok çabuk ağlamakta ve duygusal yaklaşmaktadır. Yeni okulunda iki yeni arkadaş edinir. Sam ve Patrick. İkiside lise son sınıftır. Charlie'nin Sam'e olan ilgisi arkadaşlıktan çok farklıdır. Tabii çok detaya inmeyeceğim. Ve inanamayacaksınız ama ben filmi izlemekten yanayım. Evet kitap güzel hoş. Konu iyi. Ama ya çevirmende ya da yazarda bir sorun var. Evet çok duygusal ama bu onun çocukça davranmasını gerektirmez. Ama filmde gayet olgun bir çocuk Charlie.  Hayır her şeyi geçtim evet çocuk imla hatası yapıyor olabilir ama bu durum bir zaman sonra sıkmaya başlıyor. Ve kitap gitmiyor. Ama bence filmi çok güzel. Be...